Soru:

Merhaba.

Ben 6 aylıkken erken doğum yapıp bebeğimi kaydettim. 10 gün sonra eşimin badoo adlı bir sitede 5 kadınla yazışmasını okudum. Siteye kendi adıyla kaydolmamış. Bebeğimize vereceğimiz adı, Gökdeniz ismini kullanmış. Beni en çok yıkan da bu. Bebeğimizin isminin yanında kendi resimlerini yükleyip kendi bilgilerini yazmış. Ben ona, beni aldattığını söylediğimde kabul etmedi. “Arkadaşım karısına yakalanmamak için benim adıma hesap açtık. Arkadaşım kadınlarla yazıştı.” diyor. “Ben seni aldatmadım.” diyor. Ama ben bunları der demez sitedeki mesajları siliyor. Daha önce de facebookta yabancı uyruklu kadınları takip ettiğini yakaladım. Bana diyor ki “Bana kadınlardan çok arkadaşlık teklifi geliyor. Ben seni sevdiğim için kabul etmiyorum. Sadece bakıyorum.” diyor.

Sizce, ben boşanmayı düşünüyorum, o kabul etmiyor. İmza atmayacağını söylüyor. Sizce boşanmayı düşünmem yanlış bir karar mı? Yoksa en doğru karar mı eşimden boşanmak? Yardımcı olursanız sevinirim.

 

Cevap:

Her şeyden evvel, kabul etmesi zor bir hakikati size hatırlatmalıyım: Hayatımızdan biz sorumluyuz ve kararlarımızı kendimiz almalıyız. Tabii ki karar alma sürecinde, birilerine danışma yolunu seçebiliriz. Ancak, en nihayetinde alacağımız her karar (kararı başkasına bırakmak dahil) bizim kararımız olacaktır. Ya kararımıza ve sorumluluğumuza sahip çıkarız, ya da ondan kaçarız. Bu bakış açısından hareketle size, boşanın ya da boşanmayın diyemeyeceğimi bilmenizi isterim.

Boşanmanın ne kadar zor bir süreç olduğuna, mesleki deneyimlerimde defalarca şahit oldum. Tüm mantığıyla boşanması gerektiğini düşünenlerin duygularına uyarak boşan(a)madığını, kendini eşine bağlayan bütün duygularına rağmen mantığının sesini dinleyerek boşanma kararı alanları gördüm. İnanın hepsi de zor kararlardı.

Psikoterapi açısından, aldığımız kararlardan ziyade o kararları hangi psikolojik dinamiklerle aldığımız önemlidir. Yani asıl mesele, bizi o kararı almaya iten içsel ve dışsal faktörlerin neler olduğudur. Dolayısıyla, sadece “Boşanmalı mıyım, boşanmamalı mıyım?” şeklindeki bir soru işinize yaramayabilir. Ben size, bu kararı alma sürecinde şöyle bir yol izlemenizi öneririm:

  • Öncelikle, kararınızı zaman zaman yazarak düşünmenizi ve anlamaya çalışmanızı öneririm. Çünkü yazmak, içimizde olanı açığa çıkarmamızda en çok işimize yarayacak yollardan biridir.
  • İçinizdeki eğilimleri netleştirin. Mesela onlara, “Boşanmak isteyen yanım.” ve “Boşanmak istemeyen yanım.” diyebilirsiniz. Bu ayırımı yapabilmek, iç dünyanızı anlayabilmeniz açısından son derece önemlidir. Çünkü her yanınızın kendine has duyguları, düşünceleri, bedensel yaşantıları ve davranışları olabilir. Bu yanlarınızı anlamak için şu türden soruları sorabilirsiniz mesela:

– Boşanmak istemeyen yanım hangi duyguları hissediyor? Endişe, üzüntü, acı, yetersizlik, başarısızlık, çaresizlik, umutsuzluk, değersizlik, kusurluluk vb.

– Boşanmak istemeyen yanım nelerden endişe ediyor, korkuyor? Bir daha evlenememekten, ömür boyu yalnız kalmaktan, hatalı bir karar almaktan vb.

– Boşanmak istemeyen yanım neler düşünüyor, aklından neler geçiriyor? Bu yanım ne gibi şeyleri hayal ediyor? “Ya kendi başıma hayatla başa çıkamazsam.”, “Ben onsuz yaşayamam.”, “Hayatımda bir erkek olmazsa varlığımın bir anlamı yok.”, “Boşanmak, benim başarısız olduğumun göstergesidir.”, “Yeterince güzel olsaydım bütün bunları yaşamazdım.” vb.

Tüm yanlarınız için aynı sorgulamayı yapmanız gerektiğini hatırlatmak isterim.

  • Boşanmanızın olası (gerçekleşme ihtimali olan) en iyi ve en kötü sonuçlarını, evliliğinizi devam ettirmenin olası en iyi ve en kötü sonuçlarını listeleyin.
  • Sizin durumunuzda olan bir arkadaşınızı hayal edin. Tıpatıp sizin yaşadıklarınızı yaşayan, aynı duyguları hisseden arkadaşınıza ne önerirdiniz? Bunu düşünün.
  • Aynı durumda kızınız olsaydı ona ne önerirdiniz? Bunu düşünün.
  • Eşinizle olan ilişkinizi pek çok boyuttan değerlendirin. Mesela ekonomik boyuttan, birlikte vakit geçirme boyutundan, cinsel doyumunuz açısından, duygusal ihtiyaçlarınızın (sevilme, değer verilme, saygı duyulma gibi) tatmini açısından vb.
  • Eşinizin kişilik özelliklerini değerlendirin. Mesela, genelde sözüne güvenilir biri midir, yoksa hayatında gizli kapaklı işler var mıdır? Aldığı kararların arkasında durabilir mi, yoksa kararlarından kolayca vazgeçebilir mi?
  • Alacağınız farklı kararların yıllar sonrasına etkisini hayal edin. Mesela eşinizle evliliğinizi devam ettirirseniz, eşinizin size olan sadakati açısından beş sene, on sene sonra neler yaşıyor olursunuz. Onu beş veya on sene sonra, size sadık bir eş olarak mı hayal edebiliyorsunuz, yoksa defalarca sadakatsizliğe maruz kalmış ve hep şüphelerle yaşadığınızı mı hayal ediyorsunuz. En yüksek olasılığın ne olduğunu görüyorsunuz?

İfade etmeye çalıştığım pencereden bakmak işinizi kolaylaştıracak diye düşünüyorum. Takıldığınız noktaları bu yazının yorum kısmından benimle paylaşabilirsiniz. Umarım, Boşanmalı mıyım? sorunuza bir nebze de olsa cevap verebildim Muhabbetle.