Eskiden tanısı konulduğunda anne-babalara ne yapacağını şaşırtan ancak günümüzde ekmek-su gibi sıradanlaşan dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu neredeyse her 5 kişiden 1’inde görülmeye başladı.

Genel tanı kişinin kendi bulunduğu yaşa grubunun gerektirdiği dikkat süresine sahip olmaması, akranlarından daha hareketli olması, istediği şeyleri erteleyememesi durumudur. Tedavi şansı vardır ancak uzmanlar tarafından dikkatle yapılmalıdır. Tedavi sonucu birey hayatını istediği şekilde sürdürmekte, iş hayatında başarılı olabilmekte ve evlenip yuva kurabilmektedir. Yani kişiyi sosyal hayatından koparan bir rahatsızlık değildir. Ancak tedavi edilmezse ve belirtiler ağırlaşırsa, yetişkinlik döneminde farklı psikiyatrik vakalara sebep olabilir.

Hakkında en fazla araştırma yapılan bozukluklardan biri olan DEHB’nin altında yatan genetik faktörler araştırılmakta ve modern tıp bu rahatsızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek yöntemler üzerinde yoğunlaşmaktadır. 20 yüzyılın ortalarında DEHB tanısı konulan hastalara yazılan Ritalin adlı ilaç başarılı sonuçlar verince, araştırmacıların dikkati bu bozukluğa yönelmiştir. Sonraki 10 yıl içinde bu rahatsızlığa kalıtımın çok etki ettiği görülünce, ebeveyn tutumları, karakter ve çevrenin etkisi azalmış oldu. Daha sonraki yıllarda biyolojik etmenlerin etkisi daha çok kabul edilmiş, bu etmenlerin sadece çocuklukta değil ileriki yaş dönemlerinde de ortaya çıkabileceği tespit edilmiştir.

Genel adı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bu rahatsızlık domine olan özelliğe göre üç farklı şekilde görülmektedir.

a) Hiperaktivitenin ön planda olduğu tür: Çocuklarda daha kolay tespit edilen, oyun, okul ve diğer hareketlilik gerektiren etkinliklerde baş gösteren ve çocuğun eğitiminden sorumlu kişilere ve ebeveynlerine zor anlar yaşatan DEHB türüdür. Çocuk içindeki dürtüleri aynı anda hayata geçirmek ve yaşamak ister. Kendini kontrol edemez. Öyle ki söz hakkı almadan konuşur, taleplerinin yerine getirilmesi konusunda sabırsızdır, asla sıra beklemek istemez. Tüm bu özelliklerin sonucunda bazen başlarını belaya sokabilirler.

b) Dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tür: Bu türde hareketlilikten ziyade dikkatin toplanamaması ön plandadır. Dikkatin bir merkeze odaklanması, dışarıdan gelen ses ve görüntü gibi uyarıcılardan aşırı etkilenmesi, unutması, düzene uyamaması ve eşyalarını sürekli kaybetmesi söz konusudur. Dikkat edilmesi gereken şey bir uzmandan yardım alınarak, çocuğun dikkat yoğunlaştırma konusunda maksimum süresinin ne olduğu tespit etmek ve beklentilerin o düzeyde olmasını sağlamaktır.

c) Her ikisinin yoğun olduğu tür: Kişide dikkat eksikliğine aşırı hareketli bir yapının da eşlik etmesi durumudur.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Özellikleri

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nda dikkat edilmesi gereken en önemli şeylerden biri de; buna sahip bireyler arasındaki kişisel farklılıklardır. İlginç bir istatistik verecek olursak DEHB görülen çocukların büyük bir çoğunluğu ailenin ilk çocuğudur ve bu çocukların annelerinde de tam olarak DEHB olmazsa da benzer özellikler görülmektedir. DEHB görülen çocukların annelerinin yaş ortalaması da genelden daha küçüktür.

Ebeveynlerde bulunan alkol bağımlılığı, psikopatiler ve depresif kişilik özellikleri, çocuklarda DEHB görülmesinden etkilidir. DEHB görülen çocukların kiloları ve boyları Akralarına göre daha aşağıdadır. Bu çocuklar acıya normal çocuklardan daha dayanıklı olmaktadır. DEHB’ye obsesif-kompulsif bozukluk denilen takıntı ve aşırı düzen rahatsızlığı da eşlik edebilmektedir.

Bu çocuklar aşırı seri olmak istediklerinden yazıları çirkin olmaktadır ve süreç iyi yönetilip çocuğa destek olunmazsa sınıfta kalma ihtimalleri diğerlerine oranla daha yüksektir.

EEG’si çekilen DEHB’li kişilerin santral sinir sistemleri dalga faaliyetlerinde yavaşlık söz konusudur. Herhangi birine IQ testi uygulandığında yaşıtlarından biraz geride oldukları görülecektir. Bunun nedeni zekasında problem olduğundan değil, çevre ile etkileşimi yani eğitimi sırasında motive olamamasından, odaklanamamasından kaynaklanır. Bu durum kişide zihin tembelliği oluşturur.

İstatistiklere gelecek olursak;

  • Erkek çocuklarda 4-12 yaş aralığında görülme sıklığı yüzde 10, 13-18 yaş aralığında görülme sıklığı yüzde 6 ile 8 arasında, yetişkin erkeklerde ise yüzde 5 oranındadır.
  • Kız çocuklarda 4-12 yaş aralığında yüzde 4, 13-18 yaş aralığında yüzde 2 ile 3 arasında olup, yetişkin kadınlarda ise yüzde 2 oranındadır.

Erkek çocuklarda daha çok görülmesinin sebepleri arasında, küçüklükte beri rahat yetiştirilmesi, sokaklarda oyun oynaması için kızlardan daha çok izin verilmesi olabilir. Ayrıca dikkat eksikliği ile aşırı hareketliliğin cinsiyete göre karşılaştırılmasına değinecek olursak, erkeklerde dikkatsizliğe hiperaktivite eşlik ederken, kızlarda daha fazla ve yalnız olarak dikkatsizlik görüldüğü gözlenmiştir.

DEHB’ye sahip çocukların tespit edilip, davranışlarının yaramaz öğrenci olarak etiketlenmemesi için öğretmenine büyük iş düşmektedir. Bu çocuklar dikkatle gözlendiğinde, hoşuna gitmeyen ders çalışma gibi etkinliklerde az süre, hoşuna giden oyun etkinliklerinde ise çok daha fazla süre odaklandığı görülür. Bu durumdan hareketle bazı aileler, çocuklarında dikkat eksikliği olmadığını düşünüp yanılabilirler.

Bu tür çocuklar gürültüden ve kalabalıktan diğer çocuklardan daha çok ve daha çabuk etkilendikleri için mümkün olduğunca gürültüsüz ortamlarda ders çalıştırılmaları gerekir.

DEHB sahibi çocuk olumsuz özellikleriyle ön plana çıksa da sıcakkanlı olmaları, espri yeteneklerinin olması, kolay arkadaş edinmeleri gibi olumlu özelliklerinin de yadsınmaması gerekir. Yaratıcılıkları iyi olan bu çocuklar, arkadaş ortamlarında sürekli istenen çocuklar olmaktadırlar. Olaylara bakış açıları diğer herkesten farklı olduğu için risk almaktan çekinmezler.

Sonuç olarak söylenecek şey; DEHB’li bireylerin toplumda çok başarılı olabildikleri, enerjilerini iş hayatına yansıttıklarında müthiş işler başarabildikleri görülmektedir. Ancak bu çocukların uzman yardımıyla nasıl yetiştirileceklerini ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin bilmesi gerekir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Belirtileri

Hiperaktif olarak nitelendirile dikkat eksikliğine sahip çocukların en göze çarpan özelliği bir şeye odaklanamama ve yerinde duramamasıdır. Ancak bunun çocuğun enerjik kişiliği ile karıştırılmaması ve içinde bulunduğu dönemin gelişimsel özelliklerine göre değerlendirilmesi şarttır.

Yaşı biraz daha ilerlemiş bir çocuğun, okul çağında kendini gösteren dikkat eksikliği, sınıfta yerinde duramaması, ayakta dolaşmak istemesi ile belirir. Bazen öğretmenler veya aileler yılda birkaç kez yinelenmiş hareketlilik veya saldırgan davranışları DEHB olarak nitelendirdikleri görülmektedir.

Dikkat eksikliği yaşayan hiperaktif çocuğun daha çok hangi belirtileri göstereceği yaşantısı, bilişsel yapısı veya kişilik özelliklerine göre farklılık gösterebilmektedir. İlk etapta bir çocukta aşırı hareketlilik göze çarparken, başka bir çocukta öğrenme güçlüğü şüphesi görülebilir; ancak alt yapı incelendiğinde, diğer özellikler şaşırtıcı bir şekilde benzerlik göstermektedir.

Birazdan bahsedeceğimiz belirtilerin sizin çocuğunuzda zaman zaman görülmesi DEHB var anlamına gelmemektedir. Eğer çocuğunuz sizi uyarınızdan anlıyor ve normal olmayan davranışlarına ara veriyorsa rahat olun; çünkü DEHB olan çocuklar ebeveynleri uyarsa bile ikazlara uyamazlar.

Aşağıda listelenen belirtilerin çocukta 7 yaşından evvel görülmesi ve en az altı ay süresince sıklıkla yaşanması; ayrıca rutin gidişatı etkilemesi beklenir. Çocuğunuz bu şartlara uyuyorsa belirtilerin bir anlamı vardır.

İlk olarak davranış örüntüsündeki belirtilere bakalım

  • Abartılı bir hareketlilik söz konusudur. Bebeklikleri incelendiğinde zihinsel yapıları gereği aşırı ağlama ve uykusuzluk görülmüştür.
  •  10 yaşından önce okulda yerine oturamaz. Oturduğunda mutlaka diğer organları hareket halindedir. Bu yaştan sonra ise hareketlilik ister istemez azalır ve ergenlikle beraber okul başarısızlığı daha belirgin görülür.
  • Trafikte karşıdan karşıya kontrolsüz geçebilirler.
  • İstediklerini ve içlerinde geldiği gibi davranmada inatçıdırlar.
  • Herhangi bir engelde dayanıksız oldukları için ağlamaya yatkındırlar.
  • Olduk olmadık her şeyi karıştırmaya meyillidirler.
  • Koltuk, kanepe veya çekyat gibi şeylerin üzerinde gezip perdelere asılma huyları vardır.
  • Arkadaşlarına karşı itme, vurma, çekme gibi davranışlar sergilerler.
  • Konuşma üslupları argo sözcükler içerir ve kabadır.
  • Davranışlarının sonucunu saklamak için yalan söyleyebilir veya elleri kolları rahat durmadığı için herhangi birinden izinsiz eşya veya para alabilirler.
  • Devamlı konuşmak isterler. Yöneltilen soruları tam olarak dinlemeden ve aceleyle lafı yarım bırakacak şekilde cevaplamaya çalışırlar.
  • Bireysel eşyalarını dikkatsizlik yüzünden kaybetme veya bir yerlerde unutma alışkanlıkları fazladır.
  • Okul yaşantısı incelenecek olursa; defter düzenleri nizami değildir, çantalarında her şey her yerdedir. Kitapları ve defterlerinin dışında okula gereksiz malzeme taşırlar.
  • Herhangi bir karar alması gerektiğinde her zaman yardım isterler.

Gelelim sosyal yaşantısındaki belirtilere

  • Arkadaşlık ilişkilerini yürütmekte zorluk yaşarlar. İlk tanışmayı hızlı bir şekilde yapsa da genelde kalp kırıcı şekilde saldırgan davranışlar sergiledikleri için arkadaşlıkları hemen sonlanır.
  • Düzenli veya sürekli talimatlara dikkat eksiklikleri nedeniyle uyamazlar. Sırada uzun süre bekleme alışkanlığı hiç yoktur. Özellikler sıra gerektiren oyunlarda hep öne atıldıkları için arkadaşları tarafından oyunbozan olarak nitelendirilirler.
  • Dinlediğini sansanız bile aslında akılları fikirleri başka yerlerdedir. Sizinle göz teması kurarlar ancak yanı başınızda olsalar bile zihinsel birliktelik beklemeyin.

Zihinsel belirtiler okul çağında çok problem yaşattığı için iyi bilinmelidir

  • Bir etkinlik, ödev veya test zamanında dikkatlerini uzun süre yoğunlaştırmalarını beklemeyin.
  • Zekaları için yorum yapmak yanlıştır; çünkü zekasında problem olmayan DEHB’li çocuklar devamlılık özellikleri olmadığı için öğrenmede büyük olasılıkla sorun yaşarlar.
  • Aşırı bilişsel çabaya gelemezler.
  • Unutkanlık belirgindir. Eşya, veli toplantı dilekçeleri veya ödevleri unuturlar.
  • Çalışsalar bile düzen ve plan beklemeyin.
  • Yaptıklarının sonuçlarını umursamadıkları için, sorumluluğu kendi başına üstlenmesini beklemeyin.

DEHB’in duygusal belirtileri de vardır

  • DEHB bulunan çocuklar özgüven eksikliğini yaşarlar; çünkü başarısızlık bu tür çocuklara daha çok pekiştirilir. (Okuyunuz: Özgüven Nedir?)
  • Karar verme konusunda beceriden yoksundurlar.
  • Depresif hareketler olabileceği gibi depresyonun kendisi de DEHB’ye eşlik edebilir.
  • Duygusal gel-git olayları fazladır. Aniden parlayabilecekleri gibi birden durulabilirler de.

DEHB’de duyu organları ve algılama ile ilgili belirtiler

  • Göz ile gördükleri şeyleri beynin algılaması seri bir şekilde olmamaktadır. Duyuşsal olarak fark edilen şeylerin beyin tarafından organize edilmesi, örgütsel bir şekilde gruplandırılması biraz zor olmaktadır.
  • Kendileri ile nesneler arasındaki mesafe tahminini yordayamazlar. Bu sebeple nesnelere çarpma veya düşürme eylemlerine sık sık rastlanır.
  • Duyma ile ilgili problemlere de sık rastlanmaktadır. Yanlış duyma olabileceğinden uyarıcılara veya komutlara yanlış tepkiler görülebilir.
  • Konuşmada ve harfleri basmada sıkıntı yaşayabilirler.

Son olarak sıra fiziksel belirtilerde

  • DEHB bulunan çocukların kemik gelişimlerinin geride olduğu durumlar olabilmektedir.
  • Her nedense orta kulak iltihabına ve solunum yollarının üst kısmında enfeksiyonlara rastlanabilmektedir.
  • Hızlı vücut fonksiyonları nedeniyle altlarına idrar kaçırma surumu görülebilir.
  • Alerjik reaksiyonlara da sıkça rastlanmaktadır.
  • Vücut sürekli enerjik olduğu için geç yatıp erken kalkarlar. Bu da uyku mühletlerinin uzun olmamasına neden olur.
  • Hızlı hareket etme isteği olduğundan el-parmak kaslarını kontrol etmekte zorlanırlar. İki ellerini aynı anda aynı hedefte kullanamayabilirler. Bu zorlandıkları becerilere örnek verecek olursak; çatal ve bıçağı aynı anda kullanma, düğmelerini ilikleme, yazı veya resim yapma etkinlikleri olabilir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Hakkındaki Yanlış İnanışlar ve Doğrular

YANLIŞ: DEHB tedavisinde ilaçlardan başka tedavi seçeneği yoktur.

DOĞRU: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu uzun yıllar sadece sinirsel kaynaklı olarak görülüp davranışsal temelleri üzerinde durulmadı. Oysaki günümüzde DEHB tedavisi için ilaç kullanılmakla ve ciddi orada faydası görülmekle birlikte, bu çocukların okul çağında olduğu düşünülürse hem psiko-sosyal hem de eğitimsel olarak da yardım almaları gerekir. Nasıl ders çalışacağı, ne kadar süre çalışabileceği çocuğun akademik gelişimi için önemlidir. Ayrıca bu çocukların okuldaki davranışlarının doğru analiz edilmesi, sınıf içi iletişim ve arkadaşlarıyla iletişimi için gereklidir.

YANLIŞ: DEHB, anne babaların hatasıdır.

DOĞRU: Tamamen yanlış olan bir düşünce. DEHB nöro-biyolojik temelli bir durumdur. Beynin davranışları denetlemek için bazı yeteneklerde mahrum olduğu ve merkezi sinir sisteminin bir birimindeki küçük bir anormallikten ileri geldiği son bilimsel araştırmalarca desteklenmektedir. Yani anne-baba müthiş bir eğitim verse de çocukta DEHB oluşabilir.

YANLIŞ: DEHB’li çocukları doktora götürmeye gerek yoktur. Katı bir disiplin anlayışı ile düzelebilir.

DOĞRU: Tam tersi olarak bu çocuklara katı bir davranış eğitimi verilmeye çalışılırsa durum daha da kötüleşebilir ve çocuğun içinde saklı bulunan yetenekleri de körelebilir. Çocuktaki bu durum bir ahlak problemi değil sinirsel vaka olarak değerlendirilmelidir. Ailelerin, böyle bir çocuğa sahip olmaktan utanmaları yerine hızlıca tedavi seçeneklerini araştırmaları ve çocuklarının eğitimlerine odaklanmaları daha iyi olacaktır.

YANLIŞ: DEHB’li çocuklar akranlarından çok farklıdır.

DOĞRU: Belli bir yaş aralığındaki tüm çocuklar enerji bakımından birbirine yakındır. Hemen hepsi hareketi sever ve ders çalışma süresini uzatmak istemez. Dikkat eksikliği olan çocukların hiperaktif olması normaldir; çünkü bilişsel etkinliklerde fazla vakit geçiremez, sürekli kalkmak ve dolaşmak ister. Burada doğru tutum, çocuk kalkmak istediğinde müsaade etmek ancak geri dönmesi konusunda ikna etmektir.

YANLIŞ: DEHB büyüyünce kendiliğinden geçer.

DOĞRU: DEHB genelde çocukların odaklanamama problemi ile fark edildiği için, bunun çocuklukta kaynaklandığı, yaşı biraz büyüyünce düzeleceği inanışı yaygındır. Böyle düşünen kişilerin fark etmedikleri şey DEHB yalnızca çocukların yaşadığı bir problem değildir. Bilimsel araştırmalar etkisi azalsa da DEHB’nin insanın yaşamı boyunca devam edebileceğini göstermektedir. Çocuklukta başlayan DEHB, gençlik evresinde yüzde 75 oranında devam ederken, yetişkinlik evresinde yüzde 50 civarında bir oranla etkilerini hissettirmektedir. Ancak yetişkinler kendi dürtülerini daha rahat kontrol ettikleri ve sosyal yaşamda daha çok bulundukları için bu özelliklerini pek hissettirmezler.

Tedaviden kaçınan veya bastırılan kişilerin ileride evliliklerinde problem yaşama, iş hayatlarında sorunlar yaşama, akademik olarak başarılı olamama, depresyona yatkınlık ve madde bağımlılığına yakalama ihtimalleri daha yüksek olmaktadır. Tedaviyi tercih eden bireyler ise enerjilerini iş yaşamlarında üretkenliğe, yaratıcılığa ve mesaiye dönüştürebilirler.

YANLIŞ: DEHB görülen çocuklar özel eğitim sınıflarında okumalı veya kaynaştırma eğitimine tabi tutulmalıdır.

DOĞRU: Eğer sınıf öğretmeni veya ders öğretmenleri DEHB bulunan çocuğu tanıyabilirse normal sınıfta normal öğrencilerle birlikte eğitim almalarında hiçbir sıkıntı yoktur; çünkü bu öğrenciler zaten normal öğrenci kategorisindedir.

YANLIŞ: DEHB bulunan çocukların hepsi zor öğrenirler.

DOĞRU: Çocukların ortalama yüzde 25 gibi bir kısmında aynı zamanda öğrenme güçlüğü bulunmaktadır. Yüzde 75’inde öğrenme ile ilgili problemler bulunmaz; ancak öğrencilerin ders başında geçirecekleri sürenin zihin tembelliğini önlemek için kontrol altında olmasında fayda vardır. Yani bu öğrencileri kendi başlarına bırakırsanız ders çalışmazlar.

YANLIŞ: DEHB ilaçları bağımlılık yaratır.

DOĞRU: DEHB tedavisinde kullanılan ilaçlar adım adım arttırılarak azaltıldığı için ve içerikleri dolayısıyla bağımlılık yaratacak nitelikte değildir. Ağır psikiyatrik ilaçlar ile karıştırılmamalıdır.

YANLIŞ: DEHB ilaçları zeka gelişimini durdurur.

DOĞRU: DEHB ilaçları çocukların aşırı hareketliliğini biraz yavaşlatmayı başardığı için, zekaya olumsuz etkisi olacağı düşüncesi yanlıştır. Bir diğer yanlış inanış olan ilaçların kısırlık yaptığı düşüncesi de tıbbi temeli olmayan bir inanıştır.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivitenin Karıştırıldığı Durumlar

Çocuklarda görülen diğer bazı olumsuz durumlar, bazen ebeveynlerin popüler kültürden etkilenmesi bazen de öğretmenlerin ezbere tanı koymaya çalışmasından ötürü DEHB ile karıştırılabilmektedir. Bu durumlar;

  • Bazı anksiyete bozukluklarında rastlanan kaygı ve buna bağlı gelişen hareketlilik,
  • Depresyonda görülen aşırı hareketlilik, dikkat toplamada güçlük ve kaba davranışlar,
  • Kafaya alınan bir darbe sonucu meydana gelen travmada görülen dikkat toplamada güçlük,
  • Uyku düzensizliği veya bozukluğu sonucu odaklanma problemi oluşması,
  • Sara hastalığında görülen, hareket oluşturan hafif nöbetler,
  • Zihinsel öğrenme güçlüğü,
  • Özgül öğrenme güçlüğü

Bu durumlar psikiyatri veya ilgili tıbbi poliklinik tarafından tanısı konulabilen ve tedavisi sunulabilen vakalardır. Bu belirtileri görmezden gelip, DEHB tanısını kendinizce oluşturup ilgili uzmanlardan yardım almayı ret ederseniz, daha ciddi vakalara dönüşmesine zemin hazırlamış olursunuz.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu hakkında kafanızdaki sorulara umarım cevap bulmuşsunuzdur. Muhabbetle kalın.