Pazartesi , Nisan 23 2018
Ana Sayfa / Genel / Disleksi Nedir?

Disleksi Nedir?

Tarihçesi 1896 yılına dek uzanan disleksi kavramının akılda kalan ilk karşılığı doğuştan kelime körlüğü şeklindeki tanımıdır. Daha sonra farklı bilim insanları tarafından değişik karşılıkları aranmasına rağmen, hemen her çevrenin benimsediği ortak tanımı nörolojik temelli okuma-yazma ve heceleme yetilerindeki farklılıklardır.
Zeka katsayısı olarak akranlarına oranla hiçbir farklılık olmayan, hatta zeka seviyesi normal veya normalin üzerinde olmasına rağmen okuma becerileri, okuduğunu anlama yeteneği, öğrenme hızı ve öğrendiğini aktarma olarak biraz daha beklentilerin altında olma durumudur.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

Disleksi durumunda en çok karşılaşılan göstergeler aşağıdaki göstergelerdir;

  • İlk okuma becerilerinde zorluk çekme
  • Okuma hızı incelendiğinde beklentilerden yavaş olması
  • Yazı yazmada çeşitli harflerin unutulması
  • Yazı yazma becerisinde bozukluk
  • Yazmada olduğu gibi okurken de harflerde atlama yapması
  • Okuduğu kelimenin yerine farklı kelime koyması
  • Okuma ve yazmada zorluk çekmesi
  • P, D ve B gibi harflerin karıştırılması
  • 2, 9, 6 ve 3 gibi rakamların ters yazılması
  • Birbirine benzeyen 6 ve 9, 2 ve 5, 3 ve 8 gibi rakamların karıştırılması
  • Okunan metnin anlama ve anlatmasında zorluk çekmesi
  • Sırayla sayma, alfabe, günler ve aylar gibi ardışık şeylerin ezberlenmesinde güçlük çekmesi
  • Renklerin karıştırılması
  • Sağ ve sol yönlerin öğrenilmesine güçlük çekmesi
  • İletişim kurmada, kendini anlatmada güçlük çekmesi
  • Çıkarma ve toplama işleminin birbiriyle karıştırılması
  • Basit motor hareketlerde zorlanma
  • Okul fobisi
  • Yazım kurallarında zorluk çekme

Disleksi Olan Çocukların Aileleri Neler Yapabilir?

Öncelikle ailelerin, disleksiyi iyi araştırmaları ve yeterince bilgi sahibi olmaları gerekmektedir. Zira bunun bir zeka problemi olmadığını, geç öğrenmenin bir türü olduğunu bilmeleri ve çocuklarına ona göre yaklaşım sergilemeleri önemlidir.

Çocuğun herhangi bir hareketinden şüphelenildiği an bir hekim ile işbirliğine gidilmesi ve doğal haliyle erken fark edilmesi çok önem arz etmektedir. Çocuğun okuduğunu anlamasında, okuduğunu anlatmasında, cebirsel işlemlerde, yazmasında, yeni öğrendiği harfleri okumasında, renkleri ayırt etmesinde, yaşıtlarına göre bir geride kalmışlık seziliyorsa hemen doktora başvurmak gerekmektedir. Tabi ailelerin bunu anlamasında çocuğun anasınıfı veya ilkokul öğretmenine de büyük iş düşmektedir; çünkü çocuğu şüphe durumunda, doğal öğrenme ortamında arkadaşlarıyla kıyaslayarak test edebilecek en önemli kişi öğretmenidir.

Bazı aileler çocuğun biraz geriden geldiğini kabul etmekte ancak herhangi bir tedaviye gereksinim duymamaktadırlar. Bu iki açıdan sakıncalıdır. Çocuğun yaşı büyüdükçe benlik algısı farklılaşacağından, başarısızlık ve geride kalmışlık hissi kişiliğinde yaralara yol açabileceği gibi, diğer taraftan yaşı ilerleyen çocuğun disleksi tedavisi daha da masraflı duruma doğru yol almaktadır. Başarısızlığı adet edinen bir çocuk, eğitime karşı ve eğitim ortamı olan okula karşı bir ret veya fobi geliştirebilir. Bu durum akademik hayatının sonlanmasına neden olabilir.

Disleksiden Ne Zaman Şüphelenmek Gerekir?

Tüm sınıf arkadaşları normal öğrenme hızında yeni bir şeyler öğrenirken, eğer sizin çocuğunuz her zaman her derste ve konuda diğerlerini bir veya birkaç adım geriden takip ediyorsa şüphe uyandırmalıdır. İstatistiki verilere göz atıldığında çocuğunun öğrenme hızının düşük olduğunu söyleyen ebeveynlerin % 80’i haklı çıkmaktadır. Bu yüzdenin içindeki çocukların hepsi disleksi olmayabilir ancak şüphelenilen grubun yüzde sekseni mutlaka bir tanı koyularak gönderilmektedir.

Ebeveynler çocuklarının gelişimsel özelliklerinde ters giden bir şeylerin olduğunu sezebilirler. Çocuklarıyla vakit geçirirken tavır ve davranışlarına dikkat edildiğinde, ayakkabılarını bağlamak gibi bazı öz bakım becerilerinde problemi hemen fark edebilmektedirler.

Bazı ebeveynlerin kendi çocukları hakkındaki gözlemlerini öğretmenleri ile paylaştıklarında, öğretmenin biraz daha vakit ayırarak çocuğun iyi olacağını belirttiğini de görebiliriz. Bu duruma gerek kalmadan iyi bir doktor arayışı içine girmek en mantıklısıdır; çünkü erken tanı, alınabilecek önlem skalasının daha geniş olmasını sağlamaktadır. Tarihten örneklere bakıldığında ünlü fizikçi Albert Einstein’in de disleksi olduğunu ve başardığı işleri unutmamak gerekir.

Disleksi tedavisi Mümkün müdür?

Disleksi kişisel bir durum olduğu için tedavisi de kişiseldir. Çocukla ilgili zeka seviyesi, yaşı, öğrenme zorluğunun fark edildiği zaman aralığı, akranlarından ne ölçüde uzak olduğu, hangi sınıf seviyesine devam ettiği, ebeveynlerin evde ayırdığı vakit, öğrenme anlamında başka problemleri olup olmadığı, fiziksel engelinin olup olmadığı gibi durumların hepsi tedavinin seyrini etkileyecek göstergelerdir.

Henüz fark edilen ve akranlarının fazla gerisinde olmayan, erken tanılanmış çocukların tedavisi hemen başlatılırsa, belirli bir süre sonra hem sınıf arkadaşları ile arasındaki fark kapanır hem de öğrenme güçlüğü ile baş edebilme yeteneği % 100 artar. Yaşı ilerleyen ve tedavisine geç kalınmış kişilerin ise, kazanacağı modüller bazı durumlarda ilkokul seviyesine bile inmek zorunda olduğu için tedavileri daha uzun sürmektedir. Bu süreç disleksi hastasının öz algısını da etkilemektedir.

Nasıl Bir Eğitimle Disleksiden Kurtulmak Mümkün Olmaktadır?

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi disleksisi olan bir çocuk sadece akademik becerileri bakımından problem yaşamaktadır. Dolayısıyla sosyal ve kişisel alanda pek problem yaşadıkları söylenemez. Arkadaşlarıyla oynadıkları oyunlarda kurallara uyarlar, arkadaşlık ilişkileri geliştirebilirler, günlük vakalara yaklaşım tarzları diğerlerine benzer, günlük olarak kullandıkları dil normaldir, sosyalleşme konusunda zorluk çekmezler. Bu gibi sebeplerden ötürü disleksi tanısı konmuş bir çocuğun sınıf ortamında alınıp özel bir eğitim ortamına dahil edilmesi söz konusu olmamaktadır. Tedavi daha çok bireysel olarak ek eğitim görmeleri esasına dayanır. Eğitimin bir özel eğitim öğretmeni ya da bu alanda sertifika sahibi olan bir sınıf öğretmeni tarafından verilmesi çok önemlidir. Bunun yanı sıra hem tanı hem de tedavi sürecinde koordinatör olarak görev alacak uzman mutlaka bir çocuk psikiyatristi, bir psikolog ya da psikolojik danışman olmalıdır.

Disleksi Cinsiyete Göre Değişir mi?

Erkek ve kız öğrencilerden disleksisi olanlar incelendiğinde görülmüştür ki; erkek öğrencilerde olma ihtimali daha yüksektir. Kız öğrencilere nazaran 4 kat daha fazla görülebilmektedir. Disleksinin, anadilin dilbilgisel yapısının zorluğu ile ilişkisi de saptanmıştır. Zor öğrenilen dillere sahip ülkelerde disleksi daha yaygın görülmektedir.

Disleksisi Olan Çocuk Nasıl Anlaşılır?

Çocukları okul öncesi çağdan itibaren takip etmek gerekir. İlkokul öncesi eğitimini aldığı yer oldukça önemlidir; çünkü ilk belirtileri o çağda göstermektedir. Akranları ile kıyaslandığında karşıt anlamlı kelimeleri, yönleri, hafta, gün ve ay gibi zaman kavramlarını, rakamları ve renkleri daha zor algılıyor ve öğreniyorsa şüphelenmek için yeterinde delil var demektir. Disleksi olan çocuklar genelde hangi ellerini kullandıkları konusunda henüz baskın değildirler. Sağ elini de sol elini de kullanıyor olabilir. sağ eliyle yazan bir kişi sol ayağıyla top oynayabilir veya sol eliyle yazan bir kişi baskın ayak olarak sol ayağını kullanabilir. Resim çizerken taklit yetenekleri çok zayıftır, yani gördüklerini resmedemezler. İlk okul günlerinde okula karşı aşırı ilgili olurken, arkadaşlarından geri olduğunu sezdiklerinde okula karşı bir antipati beslemeye başlayabilirler. Okuma yazma becerilerinde ve rakamları yazmada ilk problem anlaşılmış olur.

Bu okul başarısızlığı aile veya öğretmen yetersizliğinden değil, disleksiden kaynaklanmaktadır. Aile ilgisiz olsa bile okuyabilen ve başarılı olabilen milyonlarca örnek mevcuttur. Tam eksine bu tür başarısızlıkları sezilen öğrencilerin ebeveynleri daha fazla ilgi göstermektedirler. Bu ilgiye rağmen çocuk geri kalmaktadır.

Disleksi Testi

Bu tür öğrenme güçlüğünü ölçebilecek bir envanter henüz geliştirilmemiştir. Tanı, uzmanların bireysel görüşme yöntemleri ile konulabilmektedir. Uzman, bu şüphe ile getirilen çocuğun ailesinden ve öğretmeninden detaylı bir grafik istemektedir. Bireysel görüşmede uygulanabilecek tek test, tabi yine şüphelerin bertaraf edilmesi için, zeka testidir. Bu testin sonucunda eğer çocuğun performansı sözel zekasından yaklaşık 15 puan daha yüksek çıkıyorsa, disleksi tanısı konmasına yardımcı olmaktadır.

Psikolojik Danışman Memet KAYMAZ

Bu da Var

Zeka Geriliği Nedir?

Çocuğun zihinsel işlevlerin, içerisinde bulunduğu ve özelliklerini taşıdığı gelişimsel dönemin seviyesine uymamasına zeka geriliği adı …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevu İçin Tıklayın!