“Erkekler yatakta ne ister?” meyanında sorularla, psikoterapi ortamında zaman zaman karşılaşıyorum. Bu soruyu soranlar, hem partnerlerini merak eden kadınlar, hem de kendilerinin ne istediğini (ya da neye ihtiyacı olduğunu) bil(e)meyen erkekler olabiliyor. “Erkekler yatakta ne ister acaba?” sorusunun psikoterapi sürecinde ele alınması ve değerlendirilmesi ile, bir blog ortamında ele alınması tabii ki farklı olacaktır. Dolayısıyla, “Erkeler yatakta ne ister?” sorusuna burada vereceğim cevabın psikoterapide danışanlarımın sorularına tam bir karşılık ol(a)mayacağının bilinmesini isterim.

Yazıyı yazmaya karar verdiğimde internet üzerinde kısa bir araştırma yaptım. Google’a “erkekler yatakta ne ister” diye yazdığımda karşılaştığım içeriklerin en önemli ortak noktası, kadınlara, erkeklerin seks, dolayısıyla da haz yaşantısını zenginleştirme önerilerini sunmalarıydı. Baştan belirtmem gerekir ki, bu yazı sadece erkeğin cinsel hazzını artırma yolları ile ilgili değildir.

“Erkekler yatakta ne ister?”den önce!

Soruya cevap vermeden önce bir şeyi netleştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. “Erkekler yatakta ne ister?” diye sorduğumuzda doğal olarak bazı algılar oluşabilmektedir. Sanki erkekler ve kadınlar apayrı kutuplarmış gibi, sanki erkekler ve kadınların yataktaki talepleri (yani cinsel yaşantıdan beklentileri) tamamen farklıymış gibi, bununla birlikte, sanki bütün erkeklerin cinsel ilişkiden beklentileri aynıymış gibi bir durumdan behseder oluyoruz. Oysa şunu bilmeliyiz ki, erkek ve kadın mutlak anlamda birbirlerinden farklı yapılar değildir. Her eril içinde dişil, her dişil de için de eril olanı barındırır ki bu çok evrensel bir kabuldür. Bunun için yin-yang ve anima-animus ikilileri üzerinde düşünülebilir.

“Erkekler yatakta ne ister?” sorusunun cevabına alt yapı oluştururken, erkek cinsel sorunlarıyla çalışan Cinsel Terapist Brandy Engler‘in, Divanımdaki Erkekler kitabından bir alıntı yapmak istiyorum:

Kısa sürede değişmez bir gerçeği fark etmiştim: Seks, nadiren sadece seksti.Seks, yoğun anlamlar yüklü bir deneyimdi. Başlangıçta cinsel sorunları tedavi edeceğimi düşünmüş olmama rağmen hastalarımın davranışlarını yönlendiren hemen her şeyin özü gelip psikolojiye dayanıyordu.Cinsel alışkanlıkların gerisinde birçok başka şeyin yattığını ortaya çıkarmaya başlamıştım. Bazıları, seksi bastırılmış duygularını dışa vurmak ya da kontrol edilemez duygularını yatıştırmak için kullanmıştı. Bazıları, hayal dünyalarının derinliklerine gömülmüş eski travmaları yeniden yaşayarak sorunlarının üstesinden gelmek için bir arayış içindeydiler. Çoğu, cinselliği güç, onaylanma, öz saygı, rahatlık ve şefkate dair karşılanmamış ihtiyaçlarını gidermek için kullanıyordu. Genellikle, hastalarım kendilerini yönlendiren güdüler konusunda sınırlı bir fikre sahipti. İçgüdüsel olarak, cinsel oyun alanını iyileştirme çabası içindeydiler ve sonuç genellikle cinsel işlev bozukluğu ya da iletişimsizlikti.

Umarım yukarıdaki ifadeler, demek istediğim şeyi net bir şekilde ortaya koyabilmiştir. “Seks, nadiren sadece sekstir.” Hal böyleyse, demek ki bu erkek milleti, yatakta sadece seks aramıyor. Aslında bu gerçeği, bazı sadakatsizlik vakalarında da net bir şekilde görebiliyoruz. Aldatan erkekle yaptığımız bireysel görüşmelerde, eşiyle (ya da partneriyle) cinsel ilişkisinde herhangi bir sorun olmadığını ifade ediyorlar. Ama buna rağmen, bir başkasıyla cinsel ilişki kurma ihtiyacı hissediyorlar.

Peki, erkekler yatakta ne ister?

Erkeklerin yataktaki (yani cinsel hayattan) beklentilerine geçmeden önce, bir şeyin altını çizmeliyim: Erkeklerin tüm beklentilerinin sağlıklı ve gerçekçi olduğunu söyleyemeyiz. Aynı şekilde, söz konusu erkeğin partnerinin de, erkeğin taleplerini mutlaka karşılamak gibi bir yükün altına girmesi gerekmiyor bence. Bunlar çok önemli meseleler olmakla birlikte bu yazının temel konusu değildir. Bu kısa açıklamadan sonra erkeklerin beklentilerine geçebiliriz:

Erkekler yatakta güçlü performans sergilemek istiyor: Bazı erkekler için (belki de pek çoğu için) temel mesele, cinsel ilişkinin süreci değil de sonucu. Cinsel ilişkinin doğal hazzından ziyade, iç dünyalarındaki hedefe (çoğu kez zorlayıcı oluyor bu hedefler) odaklanıyorlar. Bu hedef de, partnerinin gözünde (psikodinamik açıdan bakarsak aslında ebeveyninin gözünde) kendi yerini garantiye almaktır. Bu hedefi büyük oranda toplumsal öğrenmeler oluşturur. Onun için erkek dediğin, bilmem kaç kere orgazm olabilen varlıktır. Orgazm sayısı veya süresi, erkekliğin en belirleyici göstergelerindendir.

Erkekler yatakta onaylanmak istiyor: Bazı erkekler, cinsel ilişki esnasında kendi duygu ve duyumlarına, ya da sürece odaklanmak yerine, partnerinin gözlerine ve tepkilerine odaklanırlar. Onlar için en önemli şey, partnerinin mutlu olmasıdır. Ancak partnerini mutlu edebildiğinde kendini iyi hissedebilmektedir.

Erkekler yatakta sadece kendi hazlarını yaşamak istiyor: Bazı erkekler empati yoksunudur. Onlar için, karşısındakinin duyguları, ihtiyaçları, beklentiler önemli değildir. Hatta, karşısındakinin ihtiyacının olabileceğini bile fark etmezler. Tabiri caizse partneri, sadece kendisi için orada olan bir araç gibidir. Dolayısıyla, bu erkeler, beklentileri karşılanmadığında son derece öfkelenebilir ve intikam yolunu (başka biriyle birlikte olmak gibi) seçebilirler.

Erkekler yatakta sevilmek istiyor: Bazı erkekler için cinsellik, sevilmenin bir aracıdır. Eşinin kendisine vereceği tepkide, sevilme düzeyini ararlar. Arzu edildiklerini ne kadar çok hissederlerse kendilerini o kadar iyi hissederler.

Erkekler yatakta intikam arıyor: Bazı erkekler için cinsellik bir intikam aracıdır. Şayet, eşine karşı öfke hissediyorsa ve eşi de cinsel talepte bulunuyorsa, eşinin talebine cevap vermeyerek eşinden intikam aldığını hissedebilirler.

Erkeler yatakta özgün olmak istiyor: Eşi tarafından yüksek performans talebini algılayan erkekler, korkuya kapılabilirler. Bu korkunun sonucunda da ereksiyon olamama, erken boşalma gibi sorunlar yaşayabilirler. Burada, gerçekten eşinin yüksek beklentileri olabileceği gibi, erkeğin kendi içindeki endişeleri eşine yansıtması da olabilir.

Erkekler yatakta galip gelmek istiyor: Erkelerin bazıları, cinsel ilişkiyi bir rekabetin kazanıldığı alan olarak algılıyorlar. Bu durumda hedef, partner oluyor tabi. Bazen partnerlerinin eski partnerlerine karşı bazen de tüm erkeklere karşı rekabet içinde gibi algılarlar kendilerini. Partnerlerinden de bu rekabeti kazandıklarına dair bir mesaj almak isterler. “Beni şampiyon ilan et!” der gibidirler partnerlerine.

Erkekler yatakta cinsel bir varlık görmek istiyor: Kadının (ya da erkeğin) cinsel varlık olmaktan çıkması önemli bir konudur. Mesela bazı kadınlar, anne olduklarında kendilerini sadece “anne” olarak algılamaya başlıyorlar. Bu da beraberinde, anneliğe dair fark edemedikleri inançlarının (Mesela, “Anneler seks yapmaz.”) aktifleşmesine yol açıyor. Ve bu kadınlar anne olduktan sonra cinsellikten soğumaya, eşlerine bir baba ve arkadaş muamelesi yapmaya başlıyorlar. Bu da cinsel ilişki açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bazı durumlarda da aynı şeyi erkek yaşıyor. İç dünyasında “anne”leştirdiği kadınla cinsel ilişki yaşamakta zorlanıyor.

Erkekler yatakta normal bir partnerle normal bir ilişki yaşamak istiyor: Bazı erkeler de, normal bir partnerle normal bir ilişki yaşamak istiyor. Hesapsız-kitapsız, savunmasız, çatışmasız, patolojik strateji kullanmadan, iki insan arasındaki muhteşem vuslatı yaşamak istiyorlar. Aslında bu, tüm erkeklerin ihtiyacı olan şeydir; ancak çok az erkek bunun farkındadır.

Bunca ifadeden sonra söyleyeceğim, ilk söylediğim şey olacak. “Erkekler yatakta ne ister?” sorusunun evrensel bir cevabı yok aslında. Yukarıdaki listeye çok daha fazla madde eklenebilir. İkinci olarak da erkeğin cinsel ilişkiden her beklentisini normal ve sağlıklı olarak algılamamalıyız. Bütün mesele, erkek ya da kadının, taleplerinin ne kadar sahici olup olmadığıdır.

Siz de “Erkekler yatakta ne ister?” sorusuyla ilgili düşüncelerinizi, yazının yorum kısmında benimle paylaşırsanız memnun olurum. Muhabbetle.