Çarşamba , Eylül 19 2018
Ana Sayfa / Genel / Kişilik Bozukluğu Nedir?

Kişilik Bozukluğu Nedir?

Kişinin içinde yaşadığı çevrenin kurallarına aykırı hareket etmesine, normal kavramından iyice uzaklaşmasına neden olan, uzun yıllar devam eden davranışlar ve içsel dürtülerdir. İlk emarelerini buluğ çağında gösteren kişilik bozuklukları yaşamın ileriki safhalarına kadar sürer.

Bir insana kişilik bozukluğu tanısı konabilmesi için davranışlar örüntüsünün iyi gözlenmesi ve incelenmesi gerekir. Toplumda o denli farklı kişilikte insanlar var ki, her davranış ve kişilik farklılığını bozukluk olarak değerlendirmek yanlış olmaktadır. Kişilik bozukluğunun en temel göstergeleri davranışların inatçı özellikte olması, sosyal uyumdan uzak olması, kişide buhrana ve fonksiyonel bozukluklara neden olmasıdır.

Kişilik Bozukluğunun Sebepleri Nelerdir?

Kişilik bozuklukları sadece bir nedene bağlı olmaksızın, kimi zaman birkaç kimi zaman onlarca sebebin bir araya gelmesi ve birbirlerini negatif çekim ile etkilemeleri sonucu oluşmaktadır. Temelinin çocukluk yıllarına ait olduğu düşünülen kişilik bozukluğu, ebeveynler ile iletişim ve diğer travmaların sonucu olarak gelişmekte, daha sonra insanın öz-algısı ve tutumları ile yerleşmekte ve hayatı olabildiğince olumsuz etkilemektedir. Diğer insanların bu tip kişilere karşı davranışları, tutumları ve algıları da insan tarafından hissedildiğinde, öz-saygı ve kendine güven azalmakta, bunun sonucu olarak da kişilikte dalgalanmalar meydana gelmektedir.

Değişik kişilik tiplemelerinde anne-babaların çocuklarını yetiştirme yöntemlerindeki abartılı tutumlar ve dengenin kaçırılmasının önemli yer tuttuğu düşünülmektedir. Aşırı koruyucu aile tutumları gelecekte bireyin ayakları üstünde duramamasına, iş hayatına atılamamasına neden olmakta ve bu durum ilerleyen safhalarda diğer etkenlerle birleştiğinde kişilik bozukluklarına neden olabilmektedir.

Kişilik Bozukluklarının Çeşitleri Nelerdir?

DSM sınıflandırma ölçütlerine göre, kişilik bozuklukları üç ana küme altında incelenmektedir.

A kümesi kişilik bozuklukları

  • Paranoid kişilik bozukluğu
  • Şizoid kişilik bozukluğu
  • Şizotipal kişilik bozukluğu

B kümesi kişilik bozuklukları

  • Antisosyal kişilik bozukluğu
  • Borderline (Sınırda) kişilik bozukluğu
  • Histrionik kişilik bozukluğu
  • Narsistik kişilik bozukluğu

C kümesi kişilik bozuklukları

  • Çekingen kişilik bozukluğu
  • Bağımlı kişilik bozukluğu
  • Obsesif kompülsif kişilik bozukluğu

A.1. Paranoid Kişilik Bozukluğu

Toplumda paranoya olarak da bilinen bir kişilik bozukluğu olarak paranoid bozukluk, temelde hastanın kendisinden başkasının davranışlarını art niyetli olarak düşünüp, bu davranışların kendisine yönelik tehlike arz ettiği konusunda şüpheci olması durumudur.

Paranoid Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Geçerli bir nedenleri olmaksızın, diğer insanların kendisine zarar verdiğinden sürekli şüphelenir. Aldatıldığını ve sömürüldüğünü düşünür. Tüketim çılgınlığının yaşandığı günümüzde madde odaklı ilişkiler insanları abartılı bir tutumluluk içine hapsetmiştir. Paranoid kişilik bozukluğuna sahip kişiler, insanların diğer insanların sırtından geçindiklerini düşünerek kendilerini korumaya almayı tercih ederler. Özellikle yeni sosyal ilişkilerde veya cemiyet temaslarında kişisel bilgilerini vermezler, ihtiyatlı olmayı, karşıdakine tam güvenmemeyi ve bunun sonucunda sağlam dostluklar kurmamayı tercih ederler. Hatta daha ileriki boyutta aile fertlerinin bile kendisini kandırdıklarını düşünebilirler.
  • Arkadaş çevresi veya iş ilişkilerinde tam bir güvensizlik yaşarlar. Ortak işlerde çekingen davranıp yalnızlığı tercih ederler. Samimi davranan iş arkadaşlarının, kendisine zarar vermeyi planladıklarını ve eninde sonunda bunun gerçekleşeceğini düşünürler, bu düşünce davranışlarına da yön verir.
  • Sırlarını tamamen kendilerine saklama eğilimleri vardır; çünkü sırlarını paylaştıklarında kendisine olumsuz olarak döneceğinden kuşku duyarlar. Sırlarının kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılacağından emindirler.
  • Hayatlarında olumsuz giden ve paylaşınca azalacak acıları, her ne pahasına olursa olsun hiç kimseyle paylaşmazlar. Bu durum pskiyatrik yardım almalarına da çoğu zaman engel olur; çünkü terapi anında kendisini rahatsız eden şeyleri anlatmak durumunda kalmaktan endişe duyarlar. Tedaviye başlayanlar çoğu zaman bitiremezler.
  • Herhangi bir sohbet anında, kendisine yöneltilmiş normal bir cümleyi derinlemesine irdeleyip olumsuz bir yön bulma eğilimleri vardır. Bu olumsuzluğun kendine yöneltilmiş bir tenkit, aşağılama veya tehdit olduğunu düşünürler. Bu da iletişimlerinin bozulmasına, kendilerini kapatmalarına ve asosyalliğe neden olur.
  • Kendilerine yapılanı asla unutmazlar, kin beslerler ve bazen onlardan acımasız bir şekilde intikam alma ihtiyacı hissederler.
  • Ani tepkileri olabilir. Hoşlanmadıkları ve tehlikeli olarak nitelendirdikleri şeylere karşı birden anlamsız tepkiler verebilirler. Kendi düşünce örüntüsü için mantıklı olan bu tepki, çevredekiler tarafından oldukça anlamsız bulunur.
  • Partnerinin (eş veya sevgili) kendisini aldattığından şüphelenir. Bunun için gizli kameralardan mobil takip cihazlarına kadar çeşitli araç-gereçler kullanmayı tercih edebilirler.

A.2. Şizoid Kişilik Bozukluğu

Asosyal özelliğiyle tanınan şizoid kişilik bozukluğu hastaları, ilişkilerde uzak olmayı, insanlarla bir arada olmamayı tercih ederler. Bu grubun ilginç özelliği, klinik tedaviden kaçmalarıdır. Bu yüzden haklarında istatistik tutulamamaktadır.

Şizoid Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Aile içinde bile diğer üyelerden uzaklaşmayı tercih ederler. Ebeveynleri dahil olmak üzere kardeşleriyle iletişim kurmaktan kaçınırlar. Herhangi bir ortak etkinliğe birlikte katılmayı istemezler. Odalarına çekilirler ve yalnız başına kalmak konusunda ısrar ederler.
  • Tek başlarına yapabilecekleri soyut etkinlikleri tercih ederler. En fazla ilgi duydukları konular, matematik, felsefe ve bilgisayar yazılımlarıdır. Bu hobileri aşk ile yapmazlar. Sadece kendilerini diğer insanlardan uzak tutmak adına bu işlerle ilgilenirler.
  • Zahmet isteyen uzun soluklu ilişkilerden ve karşı cinsle arkadaşlık kurmaktan kaçınırlar. Bu gibi flört etkinliklerinin fazla çaba istediğini düşünerek ne cinsellik için ne de daha farklı ilişkiler için uğraşmayı istemezler. Neticede karşı cinsle yapılacak tüm faaliyetler kendi yalnızlığını ortadan kaldıracak ve sosyalleşmesini gerektirecektir. Şizoidlerin hiç tarzı değildir.
  • Katılmak zorunda oldukları iş yemekleri, aile üyelerinin bir arada olduğu özel günler gibi toplu birlikteliklerde keyifsiz bir şekilde sessizce otururlar. Ne olursa olsun ortama ayak uydurmayı denemezler.
    Arkadaşlık kurmayı istemezler. Onlar için en iyi çevre çekirdek çevresini oluşturan yakın aile üyeleridir.
    Başkalarının kendisine yönelik yaptığı komplimanları veya eleştirileri aynı tepkisizlikte dinler ve dönüt vermekten kaçınırlar.
  • Duygularında aşırılık yoktur. Diğer insanlar gibi yüksek sesle gülme, hıçkıra hıçkıra ağlama veya bağıra bağıra kızma özellikleri yoktur. Yanlarında olup biten komik, acı veya ilginç olaylara karşı nötrdürler.

A.3. Şizotipal Kişilik Bozukluğu

En bilinen özellikleri samimi ilişkilerden aniden rahatsız olma, aynı tür ilişki kurma yeteneğini kaybetme, sosyal gruplarda yetersiz kalma, anormal davranışlar ve algıda yanılmalardır.

Şizotipal Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Kendisini ilgilendirmese de yakın çevresinde olup biten şeylerden kendisine negatif anlamda pay çıkarır. İnsanların kendisi hakkında planlar yaptığına, kendisiyle uğraştıklarına inanır. Gazete yayınlarından veya okudukları haberlerden harf ve rakamları seçerek şifreli deliler üretirler. Başkalarına kanıt olarak sunduklarında anlamsız bulmalarını, şüpheli bulurlar.
  • Yaşadığı çevrenin kültürüne ters düşen ilginç ve normal dışı, soyut dinsel düşünceleri vardır. Özellikle burç, fal, büyü, muska ve nazar gibi terimlerle çok ilgilidirler. Falında veya burcunda yayınlanan günlük gelişmeleri yaşadıklarını düşünürler. Bazı şizotipal kişilikler o kadar zekidirler ki yukarıda sayılan terimlerden ticari kazanç sağlayabilirler. Olayları ve yaşananları gerçek olmayan varlıkların müdahalesi varmış gibi algılarlar ve o şekilde anlatırlar.
  • Vefat eden bir sevdiğinin halen kendisini izlediğini düşünerek ona uygun davranışlar sergilemeye dikkat ederler. Algı bozukluğu yaşadıkları için gerçek olmayan şeyleri gerçekten yaşıyormuş gibi anlatırlar ve bu aslında olmayan olayların etkisinde kalırlar. Tersine ikna etmek çok zordur.
  • Çevresindekileri şaşırtacak boyutta detaylara girer ve bu detayları anlatırken konunun kendisini unuturlar. Sorulara anlamından farklı cevap verirler ve mecazi bir üslup takınırlar. Bazen ise soruyu direkt cevaplamak yerine, uzaktan ilgili argümanları kullanarak soru soranı şaşırtabilirler. Canları istediğinde ise sorulara, alışılagelmiş bir takım kalıpları kullanarak genel geçer ifadelerle cevap oluştururlar. Bu örneklerin hepsinde iletişim kurduğu insanı bezdirir.
  • Paranoya ile birlikte seyrettiği görülmüştür. Paranoyanın eşlik ettiği durumlarda, özellikle kalabalık ortamlarda sürekli bir müdahale veya saldırı gelecekmiş gibi tedirgin ve huzursuzluk yaşamalarından ötürü sosyalleşmeyi pek istemezler.
  • Duygularını sınırlarda yaşarlar. Aşırı gülme, öfkelenme, üzülme veya ağlamalarına rastlanır.
  • Kılık kıyafet konusunda oldukça marjinaldirler. Giydikleri ile konuştukları uyumsuzluk gösterir.
  • Çok yakın akrabalar dahi şizotipallerin bir müddet sonra sıkılmasına engel olamaz.

B.1. Antisosyal Kişilik Bozukluğu

Esas özellikleri sosyal ortamlara adapte olamamak olan antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bireyler, uyum sağlayamamanın yanı sıra zarar verme, yalan söyleme, senaryo oluşturma, dalga geçme gibi ana özelliklere de sahiptirler.

Antisosyal Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Kanunları çiğneyecek şekilde suça meyillidirler. Adi suçlar kategorisinde olan her türlü suçu işleyebilir, tutuklanmalarına sebep olabilirler. Hem antisosyal hem de zeki biri nitelikli suçlarda yetenekli olabilmektedirler.
  • Çevresindekileri incitecek şekilde lakaplar takar, en yakınlarını bile dolandırmayı düşünür, yalanlar söyleyerek karlı çıkacakları şekilde davranırlar. Yalan hayatlarının temelindedir. Yalan söylemeden rahat olamazlar; çünkü artık bir kişilik özelliği haline gelmiştir.
  • Hayatlarına dair gelecek planları yapmazlar. Anlık zevkler hayat tarzları olduğu için, yarının ne getireceğini umursamazlar.
  • Kavga etmekten hoşlandıkları için en ufak bir şeyden kavga başlatmakta ustadırlar. Sabırsız olmaları nedeniyle gerginlikleri idare etme yetenekleri hemen hemen hiç yoktur.
  • Sadece kendi hayatları değil, o an yanlarında olanların da can güvenliğini önemsemezler.
  • Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip insanlar eğer evliyse eşleri ve çocuklarıyla ilgilenmezler, komşuları ile problemlidirler. İş hayatlarında iktisadi konularda takipçi olmadıkları için borçları birikir. Alacaklılarıyla borçlar yüzünden kavga ederler. Aşırı bencil olduğu için yardımsever değildir.
  • Herhangi birine zarar vermişse telafi etmek yerine daha da kötüsünü düşünür. Yakalandığında ise mantıklı bahaneler üretip kendini aklamaya çalışır.

B.2. Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu

En belirgin özelliği kendini kontrol etmede güçlük çekmesi, aynı olaylara farklı duygusal tepkiler vermesi, benlik algısında farklılıklar yaşaması ve iletişim kurmada zorlanmasıdır. Cinsiyet faktörü baz alındığında kadınlarda erkeklere oranla üç kat fazla görüldüğü saptanmıştır.

Borderline (sınırda) Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • İlişkilerinde kesinlikle terk edilmek istemezler. Daima terk edileceklerine dair tedirgindirler. Bunu önlemek adına kendi canına zarar verme girişimlerini bile deneyebilirler. Bu denemelerinin temel amacı karşısındaki kişiye suçlu hissettirme, duygusal sömür yapma ve nihayetinde terk edilmeyi engellemektir.
  • İnsanlarla ilişkilerinde karşıdakini ya çok severler ya da çok nefret ederler. Hatta aynı insanla en küçük bir anlaşmazlığında tüm sevgisi aniden nefrete dönüşebilir. Bu tür davranışları yüzünden çoğu insanla ilişkisini yürütemez ve sık arkadaş değiştirmek zorunda kalırlar.
  • Hobileri, ilgileri, planları ve hedefleri konusunda sürekli fikir değiştirirler. Bu fikir karmaşası karşısında çevresi sürekli şaşkınlık içerisindedir. Bir şeyden bugün nefret ederken yarın aynı şeye ilginç bir düşkünlük geliştirebilir.
  • Aşırılık alışkanlığı yüzünden kumar, içki, uyuşturucu madde, sapkın cinsel dürtüler, gibi alanlarda kontrolsüzlük söz konusudur.
  • Kesici aletlerle veya yanıcı maddelerle vücuduna zarar verme, kendini yalnız hissettiğinde intihar teşebbüsü bu tip kişiler için normaldir.
  • Yaşama dair umutları, geleceğe dair planları, hayata tutunacakları sevgi dolu birliktelikleri olmadığı için daima boşluk hissederler.
  • Kızgınlıktan sıkıntıya, öfkeden durgunluğa ani geçişleri söz konusudur. Bir şey için aşırı mücadele ederken birden ilgileri kaybolabilir.
  • Öfke kontrolleri mümkün olmamaktadır. Tamamen ego merkezli bir öfke saplantıları vardır.

Ayrıntılı bilgi için Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir? linkine tıklayabilirsiniz.

B.3. Histriyonik Kişilik Bozukluğu

Aşırı ilgi bekleme ve içe kapanıklık seviyesinde duygusal davranma özelliği ile bilinen histriyonik kişilik bozukluğu B grubu bozukluklardan biridir.

Histriyonik Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Bulundukları ortamda ilgi odağı olmak adına tüm yollara başvururlar. İlgiler üzerinde toplanmadığı zaman huzursuz olurlar. Bu yüzden neredeyse hiç susmadan, bazen de farklı sesler çıkararak herkesin ilgisini çekmeye çalışırlar. Eğer bu şekilde de başaramazlarsa yeni biriyle tanışarak ilgiyi kendi üzerine çekmeyi denerler.
  • Karşı cinsle flört etmekten kendilerini alıkoyamazlar. Hatta bir ilişkileri varsa ya da evli bile olsalar, karşı cinsle yalnız kaldıklarında yakınlaşmayı denerler. Bunun en temel amacı ilgiyi çekebilmektir.
  • Zıt duyguları kısa aralıklarla yaşamayabilirler. Gülerken birden ağlamaya başlama, ağlarken tam tersi olarak birden gülmeye başlama davranışı sık görülür.
  • İlgi çekmek için abartılı makyaj, aşırı zıtlıkta renkli kıyafetler, saçların şekli, dikkat çekici yüzük vb aksesuarlar fiziksel görünümlerinin değişmez parçalarıdır.
  • Karşıdaki kişiyle sohbete başlarken soru soruyorlarsa bilinmelidir ki konuyu kendi istedikleri yere (yani kendilerine) çekmeye çalışıyorlardır.
  • İlgiyi çekmek için rol yapabilir, jest ve mimiklerini de içeren beden dillerini diğer insanların bakışlarını etkilemek için ustaca kullanabilirler. Birileriyle karşılaştıklarında aşırı bir selamlaşma faslı yaşanır.
  • Diğer insanlardan etkilenmeleri çok kolaydır. Kolayca yönlendirilebilir ve duygusal olarak kullanılabilirler. Bu etkilerin sonucu davranışlarına da yansır. Karar vermede sıkıntı çektikleri için bir konu hakkında birçok kişiden fikir alabilirler. Bu konu genelde duygusal ilişkiler üzerinedir.
  • Biriyle iletişim kurduklarında ilişkinin yakınlık derecesini daha da arttırmak isterler.

B.4. Narsistik Kişilik Bozukluğu

Egosantrizmin veya diğer bir deyişle benmerkezciliğin en üst safhada yaşandığı narsistik kişilik bozukluğunda, kişi kendisine yönelen ilginin hayranlık boyutunda olmasını ister. Kendi ihtiyaçları o kadar ön plandadır ki başka insanların duygu ve düşünceleri umurlarında değildir.

Narsistik Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Kendilerinden daha başarılı ve yetenekli kimseyi kabul etmedikleri için, başkalarından daha önemli olduklarını düşünürler. Gerekli yetenekleri olmadığı halde hep göz önünde olup başarılı olarak tanınmak isterler.
  • Bulundukları çevrede en güzel, en başarılı, en güçlü olmak arzusundadırlar. Birilerini etkileme şansları yoksa hayal dünyasında bu başarıyı, gücü ve insanların ilgisini yaşarlar.
    Bazen de kimsenin kendisini anlamadığını, kendisini anlayacak kişilerin ancak üst seviyede insanlar olabileceğini düşünür.
  • Kendilerine olan saygıyı yalnızca başka insanların kendisini beğenme durumlarında kazanabileceklerinden, bunun için sayısız denemeler yaparlar. Çeşitli aktivitelere katılır, kurslara yazılır, yabancı dil öğrenmeye çalışırlar.
  • Birden çok kişiyle rekabet halinde oldukları zaman, kendisine ayrıcalık verilmesini bekler. Bu beklenti karşılanmadığında öfkelenirler.
  • Arkadaşlıklarında hep bir çıkar ilişkisi vardır. Çıkarına uymayan kişilerle dostluk kurmazlar.
  • Dünyanın en mühim kişisi kendileri olduğundan, başkalarının davranışları, düşünceleri, duyguları umurlarında olmaz. Samimiyet kurarken menfaati varsa tüm yeteneklerini kullanır.
  • Bir taraftan kıskanıldıklarını düşünürken, diğer taraftan içten içe daha zengin ve başarılı insanları kıskanırlar.
  • Diğer insanları rahatsız edecek düzeyde kibirlilik, kendini beğenmişlik ve ön planda olma isteği vardır.

C.1. Çekingen Kişilik Bozukluğu

C tipi kişilik bozuklukları, günlük hayatta karşılaşılan ancak kişilik bozukluğu olarak adlandırılmayan türde olan bozukluklardır. Ancak aslında sosyal ilişkilerde, iş hayatında ve aile iletişiminde hep bir problem süregelmektedir.

Çekingen kişilik bozukluğu da bu türden bir bozukluktur. Hep eleştirilecekmiş hissiyle kendilerine güven duymazlar.

Çekingen Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • İş veya okul hayatında kalabalık kitlelerin önüne çıkıp sunum veya konuşma yapma gibi etkinliklerden hoşlanmazlar ve beceremezler.
  • İletişimde bulundukları insanların kendilerine karşı pozitif düşünceleri olduğuna inanmadan asla kendilerini açmazlar.
  • Becerilerini sergileme konusunda tutuk davranırlar; çünkü başarısız olma kaygısı her daim akıllarında bulunur.
  • Sosyal hayatlarında beğenilmeme riskiyle aktif olmak istemezler. Hata yapmaktan ve küçük düşmekten korktukları için girişimci değildirler.
  • Yeni gruplarda konuşmayı hiçbir zaman başlatamazlar; çünkü alay edilmekten korkarlar.

Ayrıntılı bilgi için, Çekingen Kişilik Bozukluğu Nedir? linkine tıklayınız.

C.2. Bağımlı Kişilik Bozukluğu

Sosyal ilişkilerinde, karar almada ve harekete geçmede başka birine aşırı bağlılık durumudur. Günlük hayatta kendi başına karar alamayan, hep başkalarının güdümünde olan ve yalnız hareket edemeyen kişilere sıkça rastlanır ve bu tip insanların hiç biri bunu bir hastalık olarak değerlendirmez. Değerlendirmedikleri için de tedaviye yanaşmazlar.

Bağımlı Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Karar vermeden önce kendilerince yetkin olarak kabul ettikleri kişiden fikir almalıdırlar. O kişiden istediği düzeyde desteği bulamaz ise ikna olmaz ve harekete geçmez.
  • Sorumluluk duygusu ağır geldiğinden hayatındaki önemli işlerde mutlaka destek arayışına girerler. Böylece sorumluluğu paylamış olduklarını düşünürler. Olası kötü gidişatta veya olumsuz sonuçlarda tek suçlu olmak istemezler.
  • Katılmasalar bile başkalarının fikirlerine karşı çıkamazlar. Haksızlık yapıldığını gördüklerinde, destek almadan karşı çıkamazlar.
  • Çok nitelikli bir çalışan olsalar bile, yeni bir üretimde veya tasarımda fikirlerini onaylatmak isterler.
  • Bağımlı kişiliklerinden ötürü, kötü niyetli kişilerin olumsuz işlerini yapmak zorunda kalırlar. Üstelik bunları kendi istekleriyle yaparlar; çünkü bağlı oldukları şahsı kaybetmek istemezler.
  • Yetersizlik düşüncesinden ötürü yalnız kalmamayı tercih ederler.
  • Herhangi bir ilişkiyi noktaladıklarında yalnız kalmamak için hızlıca yeni ilişkilere yelken açarlar. Bu yüzden sık sık hata yaparlar.

C.3. Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu

Aşırı kontrollü olmaktan kaynaklanan takıntılı kişilik, kusursuzluk isteği ile biçimlenmiş düşünce sistemi olarak bilinen obsesif-kompulsif bozukluk, düzen takıntıları nedeniyle detaylarda aşırı vakit kaybederler.

Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğunun Belirtileri Nelerdir?

  • Hangi işi yaparlarsa yapsınlar detaylara o denli inerler ki, iş normal seyrinden uzaklaşır. Özellikle belirli bir zaman aralığında yapılması gereken işler genelde obsesifler tarafından geciktirilir.
  • Mükemmel ve kusursuz iş yapma isteklerinden ötürü işleri genelde bitiremezler. Bitirdikleri işler ise içlerine sinmez; çünkü mükemmel olmalıdır.
  • Sosyal çevre edinmek için zamanları yoktur; çünkü işleriyle çok fazla ilgilenirler.
  • Temel iş etiği ve diğer ahlaki meselelerden ötürü, iş hayatlarında kesinlikle esnek davranamazlar. Aşırı katı ve kuralcıdırlar.
  • Biriktirme alışkanlıkları nedeniyle eskiyen malzemelerini atmak istemezler. Eski not defterleri, pullar gibi parçaları atmazlar.
  • Yönetici konumunda olduklarında, iş dağılımı yaparken kendisi gibi kusursuz yapma isteği olan birine işi vermelidirler.
  • Biriktirme huyları para için de geçerlidir. Gereksiz harcama yelpazesi o kadar geniştir ki, iş cimriliğe kadar varır.

Kişilik Bozukluklarının Tedavisi

Kişilik bozukluğu olanlar inkarcı tutum sergiledikleri için tedaviyi reddederler. Çoğuna göre asıl hasta olan diğer insanlardır. Bu gruplardan tedaviyi isteyenler çoğunlukla antisosyal kişilik bozukluğu olanlardır; çünkü bu kişiler ceza almaktan kurtulmak için hukukun istediği ve gerektirdiği tedavilere, adli merciler aracılığıyla yönledirilmektedir.

Kişilik bozukluğu sanıldığı kadar kısa süren tedavilere sahip değildir. En kısa 4 yıl, en uzun 6 yıla kadar sürebilmektedir. Psikoterapş, kişilik bozukluklarının tedavisinde en etkili yöntemdir. Bilişsel davranışçı terapi ve şema terapi gibi terapi yöntmleri ile, gerektiği hallerde ilaçlar da kullanılarak tedaviler sürdürülebilir.

Bu da Var

Disleksi Nedir?

Tarihçesi 1896 yılına dek uzanan disleksi kavramının akılda kalan ilk karşılığı doğuştan kelime körlüğü şeklindeki …

Bir Yorum

  1. Merhaba erkek arkadaşımda antisosyal kişilik bozukluğu var ve ileri seviyede.izmirde onerebileceginiz bu konuda uzmanlaşmış ilaç tedavisinin yanında farklı terapi yöntemleri de uygulayabilecek bi hekim önerebilir misiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevu İçin Tıklayın!