Psikoterapist Yusuf BAYALAN

Psikoterapist Yusuf BAYALAN

  • Lisans Öğrenimi: Karadeniz Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Bölümü
  • Yüksek Lisan Öğrenimi: İstanbul Ticaret Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Bölümü
  • Eğitimler: Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi
  • Süpervizyon Eğitimi: Şema Terapi üzerine
  • Çalışma Alanları: Yetişkin Psikoterapisi ve İlişki terapisidir.
  • Sosyal Hayatı: Nagihan BAYALAN’ın eşi, Ayşe Begüm’ün ve Zeynep’in babası.
  • TERAPİEVİ kurucusu.
Kişisel web sitesi: yusufbayalan.com
İletişim: y.bayalan@terapievi.com

Psikoterapist Odaklı Düşünceler

Bu yazıda, hem psikoterapistleri hem de onlardan psikoterapi desteği talep eden danışanları/hastaları ilgilendiren bu soru üzerinde durmaya çalışacağım: Psikoterapistler hangi özelliklere sahip olmalı?

Bir psikoterapistin sahip olması gereken özellikleri en temelde iki kategoride toplayabiliriz:

1- Mesleki özellikler

2- Kişisel özellikler

Mesleki özellikler, psikoterapistin mesleğini icra edebilmesi için gerekli yeterlilikleri (mesleki bilgi ve yetkinlik gibi) ifade ederken, kişisel özellikler ise, “bir insan olarak psikoterapist”in sahip olması gereken özelliklerini (yardımseverlik ve diğergamlık gibi) dile getirir.

Ne var ki bu iki grubu birbirinden keskin sınırlarla ayırmak mümkün görünmemektedir, en azından benim için. Çünkü ben, profesyonel hayat ile özel hayatın apayrı olabileceğine inanmıyor, aynı zamanda olmaması gerektiğine inanıyorum. Bununla birlikte psikoterapi, yapısı itibari ile insani ve ilişkisel bir iştir. Mesela bir inşaat ustasının, iyi bir bina inşa edebilmesi için çok iyi kişilik özelliklerine sahip olması şart değildir. Söz konusu inşaat ustası, pekala kibirli/narsisist bir yapıya sahip olabilir. Bu kibri, onun inşaatının kalitesine gölge düşürmeyebilir. Ancak kibirli bir psikoterapist, direkt olarak danışanına/hastasına zarar verme potansiyelini kendinde barındırır.

Bu girişten hareketle, psikoterapistin sahip olması gereken özellikleri ayrı kategoriler altında değil de topluca ele almayı daha uygun görüyorum. Şimdi, beklenilen terapist özelliklerini listelemeye çalışabiliriz.

Psikoterapist Hangi Özelliklere Sahip Olmalı?

Pek çok kaynakta konuyla ilgili içeriğe rastlamak mümkün. Meraklı okuyucu için göstermek istediğim referans, Psikoterapist Mehmet ESKİN‘in “Sorun Çözme Terapisi” adlı kitabıdır. Aşağıda paylaşacağım özelliklerin önemli bir kısmının referansı söz konusu kitaptır. Şimdi, etkili psikoterapistlerin ortak özelliklerine geçebiliriz:

  • Gerekli eğitimi almış olmak: Psikoterapist her şeyden önce, profesyonel bir meslek erbabıdır. Dolayısıyla mesleğinin gerektirdiği temel donanımlara sahip olmalı, buna dönük eğitimlerini almış olmalıdır. Bu eğitimler psikoterapi eğitimi içeren yüksek lisans tarzında üniversite eğitimi olabileceği gibi, özel psikoterapi eğitimi şeklinde de olabilir.
  • İyi bir dinleyici olmak: İyi bir psikoterapist çok iyi bir dinleyicidir. Söz konusu dinlemenin ifade ettiği şey, “danışanın söylediğini duyma çabası”dır. Psikoterapist tüm varlığıyla danışanını dinlemeye ve duymaya adar kendini. Danışan kullandığı kelimelerle, söyledikleriyle ve söylemedikleriyle, suskunluğuyla, oturuşuyla, bakışıyla, yutkunmasıyla, hıçkırığıyla, kahkahasıyla, seansa gelme şekliyle, yorgunluğuyla, canlılığıyla ne anlatıyor? Psikoterapistin temel derdi budur. Bu dert kişisel bir merakın ürünü değildir sadece. Duyduğu şeyi danışanıyla paylaşır terapist. Psikoterapistin dinlemesindeki temel amaç, danışanın kendi kendini duymasına yardımcı olmaktır.
  • Yargılayıcı olmamak: Psikoterapist, karşısındaki kişiye kişisel penceresinden hareketle bir hüküm giydiremez. Yargılamadan, etiketlemeden, yaftalamadan danışanı dinleme ve anlama çabası çok kolay değildir. Genelgeçer ahlak normlarına uygun olmayan tutumları düşünün. Eşini kendi yatak odasında aldatan birini, hırsızlık yapan birini vb. düşünün. Sizin ahlak normlarınıza ters bir durumla karşı karşıya kaldığınızda yargılayıcı olmamak çok kolay değildir. Ama psikoterapide, kişiyi kendi gerçekliği içinde anlayabilmek ve kabul edebilmek en önemli meselelerden biridir. Bunun için ise psikoterapist, yargılayıcılıktan uzak durmalıdır. Şayet buna engel olamayacaksa, o vakayla çalışmamalıdır.
  • Olumlu kimlik algısına sahip olmak: Psikoterapistler de herkes gibi, insani meselelerle uğraşırlar. Ben kimim? Hayatımın anlamı ne? gibi sorular onların da sorduğu ve cevaplamakta zorluk yaşayabileceği sorulardır. Ancak bir psikoterapist, hem meslek erbabı olarak hem de insan olarak bu tür sorularla yüzleşmeyi göze almalı ve kişisel bir farkındalığa ulaşmalıdır.
    Sınırlılıklarını ve güçlerini kabul etmek: Psikoterapist, mesleki sınırlılıklarını kabul edebilmelidir. Evet, psikoterapi bir insana çok şey vaat edebilir; ancak psikoterapi her şey değildir. Hem bir hizmet türü olarak psikoterapi, hem de bir uzman olarak psikoterapist belirli şartlarda, belirli konularda belirli kişilere yardımcı olabilir. Dolayısıyla bir psikoterapist, neyi yapabileceğini ve neyi yapamayacağını çok iyi tespit etmelidir.
  • Psikoterapiyi sevmek ve onda bir anlam bulmak: Bu belki bütün meslekler için gerekli bir şeydir. Yaptığımız iş bizim için pozitif bir anlam ifade ettiğinde kendimizi daha iyi hisseder ve işimizi daha iyi yaparız. Psikoterapist de, mesleğinde bir anlam bulmalı, şayet mesleği kendisine anlamlı gelmiyorsa bence onu yapmamalıdır. Faydalı olmak, yaratıcı olmak, yardımcı olabilmek, üretken olmak vb. psikoterapi için gerekli anlam içerikleri arasında yer alabilir.
  • Damdan düşmüş olmak: Bu ilginç bir noktadır. Nasreddin Hoca’nın meşhur fıkrasını hatırlayacaksınız. Damdan düşen Hoca, kendisi gibi damdan düşen bir doktora ihtiyaç duyar. Bana göre de bir psikoterapsitin damdan düşmesi, ona çok şey katacaktır. Burada kast ettiğim şey, hayatında hiç incinmemiş, kırılmamış, acı çekmemiş (bu ne kadar mümkün emin değilim) birinin, acı çeken birini anlamakta zorlanacağıdır. Bunun anlamı şu mudur? Bir psikoterapist ilgilendiği sorun alanlarının tümünü hayatında yaşamış ve üstesinden gelmiş olmalıdır! Hayır. Kastım bu değil; çünkü bu gerçekte mümkün değil. Ama psikoterapist, bir insani acıyı tatmış olmalı ki acının nasıl bir şey olduğunu kavrayabilsin. Psikoterapist her danışanıyla aynı damdan düşmek zorunda değil, ama bir damdan düşmesi onu zenginleştirecektir.

Psikoterapist hangi özelliklere sahip olmalıdır? sorusuna verilecek cevap daha da uzatılabilir. Ama ben şimdilik bu kadarıyla yetineceğim. Muhabbetle kalın.