Çarşamba , Kasım 21 2018
Ana Sayfa / Genel / Sevginizi İfade Etmenin 5 Etkili Yolu

Sevginizi İfade Etmenin 5 Etkili Yolu

İlişki terapisinde çok sık karşılaştığım paradokslardan biri şudur: Her iki taraf da birbirini sevdiğini söyler; ancak hiçbir taraf sevildiğini hissetmez. Çifti bu çelişkiyle yüzleştirdiğimde, genelde kendilerinin de ikna olabileceği cevap bulmakta zorlanıyorlar.

Sevgi konusunda doyum elde edebilmek için en az üç beceriye sahip olmalıyız:

Sahiden sevebilmek: Birine hesapsız kitapsız bağlanabilmek, ona kendimizi açabilmek, onu umursamak, onu arzu etmek, varlığıyla iyi hissetmek vb. zannedildiği kadar kolay bir mesele değildir. Çok ciddi düzeyde bir psikolojik donanım gerektirir.

Sahici sevgiyi kabul edebilmek: Sahici bir sevgiyle karşılaştığımızda onu sindirebilmek, tadını çıkarmak, ona mukabelede bulunabilmek de bir meziyettir. Hayal kırıklığı, reddedilme gibi pek çok korkuyla birlikte yaşamak kolay değildir.

Sahici sevgiyi sahici olmayandan ayırt edebilmek: Bu belki de kişisel bilgeliğin en önemli boyutlarından biridir. Her gün dayak yediği kişiye hissettiği duyguya da sevgi diyor pek çok kadın, her gün istismar ettiği kadına karşı hissettiği duyguya da sevgi diyor pek çok adam.

Anlaşılacağı üzere, sevme meselesi çok karmaşık bir meseledir. Şimdi bu kısa hatırlatmadan sonra, yazının odak noktasına doğru yol alabiliriz. Giriş paragrafındaki paradoksa tekrar dönersek, sevenin gönderdiği ile sevilenin aldığı arasındaki fark nereden kaynaklanıyor?

Evlilik danışmanı Gary Chapman’a göre iletişim aracı olarak kullandığımız dil nasıl ki farklıysa (Türkçe, İngilizce, Arapça gibi) her insanın sevgi konusunda bildiği ve kullanmaya alışık olduğu sevgi dili de farklıdır. Nasıl ki farklı dilleri konuşan insanların birbiriyle iletişim kurmaları çok kolay değilse, farklı sevgi dilini konuşan insanların da birbirleriyle sevgi alışverişinde bulunmaları çok kolay değildir. Sadece Fransızca bilen biriyle sadece Türkçe bilen biri ne kadar iletişim kurabilirse, birbirlerinin sevgi dillerini bilmeyen kişiler de o kadar sevgi ilişkisi yaşayabilirler.

Sevgi dili kısaca, sevgimizi gösterebildiğimiz ve sevildiğimizi hissettiğimiz yollardır. Bunun için kendinize şu soruları sorabilirsiniz?

Ben sevgimi ne yaparak gösteriyorum? Mesela, yemek yaparak, hediye alarak, derdimi paylaşarak, derdini dinleyerek, onun hakkında iyi şeyler söyleyerek vb.

Sevildiğimi hangi durumlarda hissediyorum? Bana hediye alındığında, cinsel olarak arzu edildiğimde, elbiselerim ütülendiğinde, bir sorunu paylaşabildiğimde vb.

“Ben eşimi (partnerimi) seviyorum ama ona sevildiğini hissettiremiyorum.” diye düşünenlere Gary Chapman’dan hareketle önerim, eşlerinin sevgi dillerini öğrenmeleri olacaktır. Chapman, her insanın sevgi dilinin (ya da dillerinin) farklı olabileceğini söylemekle birlikte, yaptığı çalışmalarda insanların çok yaygın olarak kullandığı 5 Sevgi Dili (Kitabı okumanızı tavsiye ederim.) olduğunu tespit etmiştir:

  • Onay Sözleri: Bazı insanlar, kendileri ve ilgi alanlarıyla ilgili olumlu şeyler duyduğunda sevildiğini hissederler. Yaptıkları, çabaları fark edilsin isterler. Bu olmadığında ise hayal kırıklığı yaşarlar. Onay sözlerini eşinize kullanabilmeniz için, öncelikle onu umursamalısınız. İlgi alanlarını merak etmeli ve onlara değer vermelisiniz. Eşiniz için ne söylendiğinden ziyade nasıl söylendiği daha önemli olabilir. Bu durumda, emirler, tehditler, ültimatomlar, dayatmalar onu sizden uzaklaştıracaktır. Müşfik, onaylayıcı, sıcak, davetkar ve rica tonunda ilişki eşinize daha çok sevilmiş hissettirebilir kendini. Sevgi dili onay sözleri olan birisi, sevildiğini duymadıkça bundan emin olamayabilir.
  • Nitelikli Beraberlik: Paylaşmak, dinlemek ve birlikte anlamlı faaliyetlerde bulunmak bu dilin temel özellikleridir. Eşiniz sizinle iyi vakit geçirmek istiyor olabilir. Şayet öyleyse, iyi vakit geçirmek yerine yapacağınız diğer şeylerin (Ona, onu sevdiğinizi söylemek, pahalı hediyeler almak, çeşit çeşit yemekler yapmak vb.) pek bir anlamı olmayabilir. Bu sevgi dilinin odağında birliktelik duygusu yer alır.
  • Hizmet Davranışları: Eşiniz, kendisi için bir şeyler yaptığınzda sevilmiş hissediyor olabilir. Hizmet davranışları, eşinizin, yapmanızdan hoşlandığı şeyleri yapmanızı ifade eder. Bu dil, eşimizin beklentilerine karşılık vermeyi gerektirir. Bir su getirmek, yatakları toplamak, ayakkabıları dolaba koymak, evi süpürmek, arabayı yıkatmak vb. hizmet davranışları listesinde bulunabileceklere basit örnekler olabilir.
  • Armağan Alma: Bu dili Chapman şöyle açıklıyor: “Sevgi konusunda yazılmış hemen her şey, sevginin kalbinde verme ruhunun yattığına işaret eder.” Dolayısıyla, siz de eşinize bir şeyler hediye edebilirsiniz. Hediye konusunda kendinize bir kısıtlama getirmeyin. Zamanınızı, kendinizi, ilginizi, bedeninizi de eşinize hediye edebilirsiniz. Önemli olan, verdiğiniz hediyenin büyüklüğü değil, eşinize hissettirdiği duygularıdır.
  • Fiziksel Temas: Fiziksel temas, en temel duygusal ihtiyaçlarımızdan birisidir. Dokunmak, öpmek, okşamak, elini omuzuna atmak, seks yapmak vb. fiziksel temas yollarından bazılarıdır. Eşinizin sevgi dili fiziksel temas ise, ona hediye almaktan ya da sevgi sözleri söylemekten ziyade, onunla fiziksel temas kurmalısınız. Eşiniz ağlarken onu kucaklamak eşsiz bir sevgi göstergesi olabilir mesela.

Şayet, sevginizi ifade etmenin yeni yollarını arıyorsanız yukarıdaki 5 sevgi dilini de deneyebilirsiniz. Sevgi dili konusunda kendinizi geliştirmeniz için 5 Sevgi Dili kitabını şiddetle tavsiye ederim.

Sevgi yaşantınızla ilgili düşüncelerinizi yazının yorum kısmından benimle paylaşabilirsiniz. Muhabbetle.

Bu da Var

Disleksi Nedir?

Tarihçesi 1896 yılına dek uzanan disleksi kavramının akılda kalan ilk karşılığı doğuştan kelime körlüğü şeklindeki …

Bir Yorum

  1. Teşekkür ederim. Sevgi dili konusu daha önceden televizyonda izlediğim ve dikkatimi çeken bir bilgiydi. Şimdi ise, bu sevgi dilleri üzerinden karşımızdakinin sevgi anlayışını teşhis edip, o davranışı geliştirmemiz gerekiyor, peki o dil bizim sevgi dilimiz değilse, nasıl bir tutum geliştirmemiz gerekiyor. Örn; annemin bana gösterdiği sevgi dili, hizmet davranışı, ben bu hizmet davranışını onaylamıyorum, annemin kendini değiştirmesini bekleyemem, yaşlı ve bu bilinçte değil. Kendisini uyarıyorum, değişen bir şey yok. Bir de kendisi de o dilden hoşlanıyor ise, bizim de ona hizmet davranışı göstermemizi bekliyorsa, biz onaylamadığımız bir dili kullanma konusunda, politik mi olmuş oluyoruz. Yani beklenti ve gösterilen sevgi dilleri için bir beceri kazanma mı gerekiyor.
    Saygılarımla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevu İçin Tıklayın!